Boşanma davalarında zina (aldatma) (TMK 161) özel sebebine dayanılabilmesi için aranan 'cinsel birleşme' unsurunu Yargıtay'ın içtihatları çerçevesinde nasıl yorumlamak gerekir? Eşcinsel birleşme, zina kapsamında mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #130221

Zina, eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken eşi dışında bir başkasıyla 'rızaya dayalı cinsel birleşmede' bulunmasıdır. Yargıtay, tam bir cinsel birleşmenin ispatının zorluğunu dikkate alarak, eşin karşı cinsten biriyle aynı odada geceyi geçirmesi gibi durumları da zinanın varlığına karine olarak kabul etmektedir. Cinsel birleşmenin teşebbüs aşamasında kalması da Yargıtay tarafından zina olarak kabul edilebilmektedir. Metinde, hukuk kaynaklarında zinanın 'karşı cinsle' olma zorunluluğundan bahsedildiği, eşcinsel birleşmenin ise genellikle 'haysiyetsiz hayat sürme' (TMK 163) kapsamında değerlendirildiği belirtilmektedir. Ancak metin yazarı, bu görüşe katılmayarak, önemli olanın sadakat yükümlülüğünün ihlali olduğunu ve eş dışında bir kişiyle cinsel birleşme (cinsiyet fark etmeksizin) yaşanması halinde zinanın kabul edilmesi gerektiğini savunmaktadır (avukaterdemozkan.com/miras-hukuku/turk-hukukunda-bosanma-sebepleri/).