Haksız tahrikin varlığı durumunda, tahriki oluşturan fiilin ağırlığı ile failin işlediği suçun ağırlığı arasında bir 'oran' olması gerekir mi?
Türk Ceza Kanunu'nda, haksız tahrikin uygulanması için tahrik ile tepki arasında bir 'oran' olması şartı aranmamıştır. Yani, failin tepkisinin, maruz kaldığı haksız fiille orantılı olması gerekmez. Örneğin, kendisine tokat atan birini bıçakla yaralayan kişi de haksız tahrik indiriminden yararlanabilir. Ancak, tahrik ile tepki arasındaki bu orantısızlık, hakimin TCK m. 29'daki indirim oranını belirlemesinde önemli bir kriterdir. Tepki ne kadar orantısız ise, hakim indirim oranını o kadar alt sınıra (dörtte bire) yakın takdir edecektir. Dolayısıyla oran, haksız tahrikin uygulanıp uygulanmamasını değil, uygulanacak indirim miktarını etkiler (sen.av.tr/tr/makale/tasarlayarak-insan-oldurme-sucunda-haksız-tahrikin-tatbiki-ve-haksız-tahrikte-zaman-araligi).