Bir trafik kazasında, failin bilinçli taksirle mi yoksa olası kastla mı hareket ettiğinin ayrımında, failin kazadan sonraki davranışlarının (kaçması, yardım etmemesi vb.) bir önemi var mıdır?
Evet, önemli bir delil değeri vardır. Failin kusurunun (manevi unsurunun) tespiti, sadece fiilin işlendiği andaki değil, öncesi ve sonrasındaki davranışlarının bir bütün olarak değerlendirilmesiyle yapılır. Metinlerde doğrudan bu örnek olmasa da, 'olası kast' ve 'bilinçli taksir' ayrımının temelindeki 'neticenin kabullenilmesi' veya 'istenmemesi' unsuru, kazadan sonraki davranışlarla aydınlatılabilir. Kazadan sonra durup, yaralıya yardım çağıran, üzüntü duyan bir failin, neticeyi 'istemediği' ve dolayısıyla 'bilinçli taksirle' hareket ettiği yönündeki savunması güçlenir. Ancak, kazadan sonra hiç durmadan kaçan, yaralıyı ölüme terk eden bir failin, neticenin sonuçlarına karşı 'kayıtsız kaldığı' ve 'olursa olsun' mantığıyla hareket ettiği, dolayısıyla eyleminin 'olası kast'a daha yakın olduğu yönünde bir kanaat oluşabilir (sen.av.tr/tr/makale/ binalarda-kolon-kesilmesi-ve-kiris-kirilmasinin-kusur-derecesine-etkisi'ndeki mantıksal çıkarım ve genel ceza hukuku ilkeleri).