İşverenin, işçinin 'ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri' (İş K. m. 25/II) nedeniyle haklı fesih hakkını kullanabilmesi için aranan 'bir yıllık' sürenin hukuki niteliği nedir? Bu bir yıllık süre, altı iş günlük süre ile nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #130047

İş Kanunu m. 26'da iki farklı süre öngörülmüştür. Birincisi, feshe yetkili kişinin olayı 'öğrendiği tarihten itibaren' başlayan 'altı iş günlük' süredir. Bu süre, hakkın kullanımı için bir nevi reaksiyon süresidir ve hak düşürücüdür. İkincisi ise, olayın 'gerçekleştiği tarihten itibaren' başlayan 'bir yıllık' süredir. Bu bir yıllık süre de hak düşürücüdür ve hakkın en son ne zamana kadar kullanılabileceğini belirleyen azami bir limittir. İki süre arasındaki ilişki şöyledir: İşveren olayı bir yıl geçtikten sonra öğrense bile artık fesih hakkını kullanamaz. Eğer olayı bir yıl içinde öğrenmişse, bu kez öğrendiği andan itibaren altı iş günü içinde fesih hakkını kullanmak zorundadır. Yani fesih, her halükarda olayın gerçekleşmesinden itibaren bir yıl ve öğrenmeden itibaren altı iş günü içinde yapılmalıdır. İşçinin olaydan maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz (kadimhukuk.com.tr/makale/hakli-nedenle-fesih-sebepleri/).