Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2020/1017 K. sayılı kararında, hırsızlık konusu çekin kullanılmasının 'resmi belgede sahtecilik' suçunun unsurunu oluşturacağı belirtilmiştir. Bu durumda, hırsızlık ve sahtecilik suçları arasında nasıl bir ilişki (içtima) kurulmalıdır?
Bu durumda, hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçları arasında 'gerçek içtima' ilişkisi kurulmalıdır. Fail, öncelikle başkasına ait çeki çalmakla 'hırsızlık' suçunu işlemektedir. Ardından, bu çeki doldurup imzalayarak ve kullanarak 'resmi belgede sahtecilik' suçunu işlemektedir. Bu iki eylem, farklı zamanlarda gerçekleşen ve farklı hukuki değerleri (mülkiyet ve kamu güveni) ihlal eden iki bağımsız suçtur. Yargıtay kararında vurgulanan husus, çekin kullanılmasının TCK m. 165 (suç eşyasını kabul) suçunu değil, sahtecilik suçunu oluşturacağıdır. Bu, failin hem hırsızlıktan hem de resmi belgede sahtecilikten ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği anlamına gelir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suc-esyasinin-satin-alinmasi-satilmasi-kabul-edilmesi-sucu-cezasi.html).