Muris muvazaası iddiası karşısında davalının 'hakkın iadesi' savunmasının, Yargıtay tarafından inandırıcı bulunmamasının en temel sebeplerinden biri olan 'murisin edinme tarihi ile temlik tarihi arasında uzun bir süre geçmesi' olgusu, hangi hukuk ilkesine dayanmaktadır?
Bu olgu, temel olarak 'hayatın olağan akışı' ve 'dürüstlük kuralı' (TMK m. 2) ilkelerine dayanmaktadır. Bir kişi, başkasının parasıyla kendi adına bir mülk almışsa ve bu bir 'inançlı işlem' ise, dürüstlük kuralı gereği bu hakkı makul bir süre içinde sahibine iade etmesi beklenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/709 K. sayılı kararında, murisin yirmi üç yıl boyunca bu hakkı iade etmeden beklemesi, hayatın olağan akışına ve normal bir insan davranışına aykırı bulunmuştur. Bu kadar uzun bir süre beklemesi, işlemin aslında bir hakkın iadesi değil, başka bir amaç (mirastan mal kaçırma) taşıdığına dair güçlü bir karine oluşturur (www.zulkufarslan.av.tr/muris-muvazaasina-dayali-tapu-iptali/).