Deprem sonrası yıkılan binalarla ilgili ceza sorumluluğu tespit edilirken, binanın statiğinde bir sorun olmamasına rağmen, depremin şiddetinin 'proje deprem ivmesi'nin üzerinde olmasının hukuki anlamı nedir?
Bu durum, 'beklenmeyen hal (mücbir sebep)' tartışmasını gündeme getirir ve sorumluluğun belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Binalar, yapıldıkları bölgenin deprem yönetmeliğinde öngörülen belirli bir deprem şiddetine (proje deprem ivmesi) dayanacak şekilde tasarlanır ve inşa edilir. Eğer gerçekleşen depremin şiddeti, yönetmeliklerin öngördüğü bu seviyenin çok üzerinde ise, bu durum öngörülemez ve karşı konulamaz bir dış etken olarak kabul edilebilir. Metindeki analizde belirtildiği gibi, eğer bina projeye ve tekniğe uygun yapılmış olmasına rağmen, bu olağanüstü şiddetteki deprem nedeniyle yıkılmışsa, yani proje deprem ivmesine dayansaydı yıkılmayacakken daha şiddetli bir depremle yıkılmışsa, netice ile yapımcıların veya denetçicilerin eylemleri arasındaki 'illiyet bağı'nın kesildiği veya en azından bu kişilere 'objektif olarak isnat edilemeyeceği' savunulabilir. Bu durumda ceza sorumluluğu doğmayabilir veya önemli ölçüde azalabilir (sen.av.tr/tr/makale/ binalarda-kolon-kesilmesi-ve-kiris-kirilmasinin-kusur-derecesine-etkisi).