Metinde, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 15/3 hükmünün, vergi suçları için de benimsenmesi önerilmektedir. Bu hüküm nedir ve vergi suçları açısından benimsenmesi ne gibi bir sonuç doğururdu?
Kabahatler Kanunu m. 15/3, 'Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir.' hükmünü içermektedir. Bu, 'içtima' kurallarından biridir ve daha ağır olan suç cezasının, daha hafif olan kabahat yaptırımını (idari para cezası) ortadan kaldırmasını sağlar (suçun kabahati tüketmesi). Eğer bu hüküm vergi suçları için de benimsenirse, VUK m. 359'a göre vergi kaçakçılığı suçundan (suç) hapis cezası alan bir faile, aynı fiil nedeniyle ayrıca VUK m. 344'e göre vergi ziyaı cezası (kabahat niteliğinde idari yaptırım) uygulanamazdı. Bu durum, metin yazarının eleştirdiği 'çifte cezalandırma' sorununu ve 'ne bis in idem' tartışmasını ortadan kaldırarak, faile verilecek cezanın orantılı ve hakkaniyete uygun olmasını sağlardı (sen.av.tr/tr/makale/vergi-suclarinda-cifte-cezalandirma-ve-zincirleme-suc-sorunu).