Bir telefon alım-satım işiyle uğraşan (kuyumcu, telefoncu vb.) bir esnafın, ikinci el bir telefonu piyasa değerine yakın bir fiyattan, kimliğini bildiği bir kişiden satın alması durumunda, telefonun sonradan çalıntı çıkması halinde TCK m. 165'ten sorumluluğu doğar mı? Yargıtay 2. CD, 2014/11495 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir ölçüt getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129942

Bu durumda, esnafın TCK m. 165'ten sorumluluğunun doğması beklenmez. TCK m. 165'in manevi unsuru 'bilerek' yani kasten hareket etmektir. Yargıtay'ın ilgili kararında da vurgulandığı gibi, sanığın ikinci el bir malı, piyasa değerine yakın bir fiyattan, kimliğini bildiği ve tanıdığı bir kişiden satın alması, hayatın olağan akışına uygun bir ticari işlemdir. Bu koşullar altında, sanığın telefonun suç eşyası olduğunu 'bildiğine' veya bilmesi gerektiğine dair somut ve yeterli delil bulunmadıkça, sırf telefonun sonradan çalıntı çıkması nedeniyle cezalandırılması hukuka aykırı olur. Mahkumiyet için, sanığın malın suçtan elde edildiğini bildiğini gösteren ek delillere (örn: satıcının kötü şöhreti, malın faturasız olması gibi) ihtiyaç vardır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suc-esyasinin-satin-alinmasi-satilmasi-kabul-edilmesi-sucu-cezasi.html).