Tasarlayarak insan öldürme suçunda Yargıtay'ın aradığı 'failin suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sakince düşünebilmeye yetecek kadar süre geçmesi' koşulu, haksız tahrikin 'hiddet veya şiddetli elem' unsuru ile nasıl bir karşıtlık içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129933

Bu iki unsur arasında temel bir psikolojik karşıtlık bulunmaktadır. Tasarlamanın gerektirdiği 'sakince düşünebilme', failin öfke, hiddet gibi anlık ve yoğun duygulardan arınarak, serinkanlı bir şekilde fiilini planlaması ve kurgulaması anlamına gelir. Bu, failin ruhsal olarak bir sükunet dönemine girdiğini ima eder. Haksız tahrik ise tam tersine, failin haksız bir fiilin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elem' gibi yoğun bir duygu patlamasının 'etkisi altında' hareket etmesini gerektirir. Bu durum, failin sakince ve serinkanlı bir şekilde düşünme yeteneğini kaybetmesi veya bu yeteneğinin önemli ölçüde azalması anlamına gelir. Dolayısıyla, bir failin aynı anda hem 'sakince' düşünüp plan yapması hem de 'şiddetli elem' altında hareket etmesi psikolojik olarak bir çelişki oluşturur. Bu nedenle 'soğukkanlılık' teorisi, bu iki kurumun bir arada bulunamayacağını savunur (sen.av.tr/tr/makale/tasarlayarak-insan-oldurme-sucunda-haksız-tahrikin-tatbiki-ve-haksız-tahrikte-zaman-araligi).