Anayasa Mahkemesi'nin Mehmet Emin Kılıç (B. No: 2013/5267) ve Mehmet Şimşek (B. No: 2018/10953) kararlarına göre, bir suç isnadına bağlı tutuklulukla ilgili şikayetleri içeren bireysel başvurularda 30 günlük başvuru süresinin başlangıç anı olarak neden davanın nihai karar tarihi kabul edilmemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129918

Anayasa Mahkemesi, bu kararlarında, tutuklamanın hukuka aykırılığı, makul süreyi aşması gibi doğrudan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıyla ilgili şikayetlerin, davanın esasıyla ilgili nihai karardan bağımsız olarak, tutukluluk devam ettiği sürece ve her aşamada ileri sürülebilecek iddialar olduğunu kabul etmektedir. Bu tür iddialar için etkili başvuru yollarının (itiraz, tahliye talebi vb.) tüketildiği andan itibaren bireysel başvuru süresi işlemeye başlar. Başvurucunun, bu yolları tükettikten sonra davanın esası hakkındaki nihai kararın verilmesini beklemesi gerekmez. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin nihai kararını verdiği tarihten çok önce tüketilmiş olan bu yollara ilişkin şikayetlerin, nihai karar tarihinden sonra yapılması halinde süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmektedir. Somut olaydaki Atilla Darendeli başvurusunda da bu içtihat doğrultusunda karar verilmiştir (www.zulkufarslan.av.tr/durusmada-hazir-bulunma/).