Haksız tahrikin uygulanabilmesi için tahrik teşkil eden fiil ile suçun işlenmesi arasında geçen sürenin bir önemi var mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını 'zaman aralığı' ve 'illiyet bağı' kavramları üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129892

Metne ve atıf yapılan Yargıtay kararlarına (örn: Yarg. 4. CD, E. 1999/5376) göre, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması için tahrik fiili ile suçun işlenmesi arasında geçen zamanın kısa olması zorunlu bir etken değildir. Aradan uzun bir süre geçmiş olması, haksız tahrikin uygulanmasına tek başına engel olmaz. Önemli olan, failin suçu, haksız fiilin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elem' halinin etkisiyle işlemesidir. Yani, haksız fiil ile suç arasında bir 'illiyet (nedensellik) bağı'nın bulunması esastır. Eğer fail, aradan geçen uzun zamana rağmen haksız fiilin yarattığı öfke ve ızdırap halinin psişik etkisinden kurtulamamışsa ve suç bu etkinin bir sonucu olarak işlenmişse, haksız tahrik uygulanmalıdır. Dolayısıyla, zaman aralığından çok, illiyet bağının varlığı belirleyicidir (sen.av.tr/tr/makale/tasarlayarak-insan-oldurme-sucunda-haksız-tahrikin-tatbiki-ve-haksız-tahrikte-zaman-araligi).