Yeni TCK m. 191/8'de yer alan '...sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.' ifadesinin, CMK m. 231'de aranan şartlardan (örn: sanığın kabulü, sabıkasızlık) bağımsız, 'zorunlu' bir HAGB kararı anlamına gelip gelmediği tartışmasını metindeki argümanlar çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129871

Metinde bu konu tartışmalı olarak ele alınmaktadır. Bir görüşe göre, maddedeki 'verilir' ifadesi emredicidir ve TCK m. 188 veya 190'dan açılan davanın TCK m. 191 kapsamına girdiği anlaşıldığında, mahkemenin CMK m. 231'deki şartlara bakmaksızın zorunlu olarak HAGB kararı vermesi gerekir. Ancak metin yazarı bu görüşe katılmamaktadır. Yazarın argümanı şudur: TCK m. 191/2'de kamu davasının açılmasının ertelenmesi için 'CMK m.171’deki şartlar aranmaksızın' şeklinde açık bir istisna getirilmişken, HAGB'yi düzenleyen 8. ve 9. fıkralarda 'CMK m.231'deki şartlar aranmaksızın' şeklinde bir ibare yoktur. Bu nedenle, kanunda açık bir istisna öngörülmediği için, TCK m. 191/8'deki HAGB kararının verilebilmesi için de CMK m. 231'de aranan (sanığın kabulü, daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmama gibi) şartların varlığı gereklidir (sen.av.tr/tr/makale/eski-ve-yeni-tck-m-191-mukayesesi).