Bir davada, davalı taraf, murisin kendisine yaptığı devrin muvazaalı olmadığını, yurtdışından gönderdiği paralarla alınan taşınmazın kendisine iadesi niteliğinde olduğunu savunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2022/1-89 sayılı kararında bu savunma hangi gerekçelerle inandırıcı bulunmamıştır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/1-89 sayılı kararında bu savunmayı birkaç temel gerekçeyle inandırıcı bulmamıştır: 1) Davalı taraf bu olguyu (yurtdışından para gönderdiğini ve taşınmazın bu parayla alındığını) ispatlayamamıştır. 2) Eğer taşınmaz davalı ve vefat eden kardeşinin katkılarıyla alınmışsa, murisin sadece davalıya değil, vefat eden kardeşinin mirasçılarına da pay vermesi gerekirdi. 3) Murisin taşınmazı edindiği tarih ile davalıya devrettiği tarih arasında yirmi üç yıl gibi uzun bir süre geçmiştir; murisin bu kadar uzun süre hakkın iadesini bekletmesi hayatın olağan akışına aykırı ve inandırıcı değildir. Bu nedenlerle devrin, hakkın iadesi değil, mirastan mal kaçırma amaçlı muvazaalı bir işlem olduğu sonucuna varılmıştır (www.zulkufarslan.av.tr/muris-muvazaasina-dayali-tapu-iptali/).