Hırsızlık malı olduğu anlaşılan bir aracı kullanan sanığın eyleminin, TCK m. 142 (hırsızlık) mi yoksa TCK m. 165 (suç eşyasının kabul edilmesi) mi olduğu ayrımında, çalınma olayı ile aracın sanıkta ele geçirilmesi arasında geçen sürenin önemi nedir?
Bu ayrımda, aradan geçen sürenin önemli bir delil değeri vardır. Eğer araç, çalındıktan çok kısa bir süre sonra (birkaç saat veya bir gün gibi) sanıkta ele geçirilirse, bu durum sanığın hırsızlık fiilini bizzat işlediğine veya iştirak ettiğine dair güçlü bir karine oluşturur. Ancak, metindeki Yargıtay kararlarında (örn: Yarg. 11. CD - 2014/9572) belirtildiği gibi, çalınma olayı ile aracın sanıkta ele geçirilmesi arasında uzun bir süre (örneğin 9 gün veya 3 ay) geçmişse, bu durum aracın el değiştirmiş olma ihtimalini artırır. Bu durumda, sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair başka somut delil yoksa, eylemin hırsızlık olarak nitelendirilmesi zorlaşır ve TCK m. 165'teki 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' suçunu oluşturduğu kabul edilir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suc-esyasinin-satin-alinmasi-satilmasi-kabul-edilmesi-sucu-cezasi.html).