Yargıtay'ın, vergi suçlarında her takvim yılını ayrı bir hukuki kesinti ve dolayısıyla ayrı bir suç olarak kabul etme içtihadının, 'bir suç işleme kararı' kavramı üzerindeki etkisini tartışınız.
Zincirleme suçun (TCK m. 43) temel unsurlarından biri, birden fazla fiilin 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında' işlenmesidir. Normalde bu karar, zaman ve mekan açısından daha geniş bir bütünlüğü ifade eder. Ancak Yargıtay'ın vergi suçlarındaki içtihadı, 'bir suç işleme kararı' kavramını 'takvim yılı' ile yapay olarak sınırlandırmaktadır. Bu içtihada göre, failin aynı türden vergi suçlarını işlemeye yönelik iradesi takvim yılları boyunca devam etse bile, her takvim yılının bitişiyle birlikte önceki suç işleme kararının sona erdiği ve yeni yılla birlikte yeni bir suç işleme kararının başladığı varsayılmaktadır. Bu durum, 'bir suç işleme kararı'nın bütünlüğünü bölmekte ve failin tek bir iradi bütünlük içindeki eylemlerinin, sırf takvim yılı değişikliği nedeniyle birden fazla suç olarak cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır. Metin yazarı bu yorumu, TCK m. 43'ün ruhuna aykırı bulmaktadır (sen.av.tr/tr/makale/vergi-suclarinda-cifte-cezalandirma-ve-zincirleme-suc-sorunu).