Metinde, milletvekillerinin 'ağır cezayı gerektiren suçüstü hali'nde dokunulmazlıklarının olmadığı (Anayasa m. 83/2) belirtilmektedir. Terör örgütü üyeliği suçunun bu kapsamda değerlendirilmesi, suçun hangi hukuki niteliğine dayandırılmaktadır ve yazar bu yaklaşıma neden itiraz etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129791

Uygulamada, terör örgütü üyeliği suçunun 'mütemadi (kesintisiz) suç' niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Mütemadi suçlarda, hukuka aykırılık eylem devam ettiği sürece 'suçüstü hali'nin de devam ettiği varsayılır. Bu yoruma göre, bir milletvekili, örgüt üyeliği devam ettiği sürece her an suçüstü yakalanmış gibi kabul edilebilir ve bu durum, dokunulmazlığın istisnası olan 'ağır cezayı gerektiren suçüstü hali' kapsamına sokulabilir. Ancak metin yazarı bu yaklaşıma itiraz etmektedir. Yazara göre, bir örgüt faaliyeti suçundan dolayı fiilen 'suçüstü' yakalanmayan bir kişinin, sırf suçun hukuki niteliğinin kesintisiz olmasından hareketle varsayımsal olarak 'suçüstü' kabul edilmesi hatalı bir yorumdur (sen.av.tr/tr/makale/erken-secim).