Hırsızlık suçundan yargılanan bir sanığın, suça konu malı tanımadığı bir kişiden çok ucuza aldığını savunması ve mahkemenin hırsızlık suçundan beraat verip, ek savunma hakkı tanıyarak TCK m. 165 (suç eşyasının satın alınması) suçundan mahkumiyet kararı vermesi sürecini hukuki açıdan değerlendiriniz. Bu durum, iddianamede belirtilen suç vasfının değişmesi midir?
Bu süreç, iddianamede belirtilen suç vasfının değişmesi anlamına gelir ve CMK m. 226'ya göre usulüne uygun işletilmelidir. Sanığın savunması, hırsızlık suçunu işlediğine dair kesin delil bulunmaması ve hayatın olağan akışına göre malın suç eşyası olduğunu bilebilecek durumda olması (örn: çok ucuza alma), mahkemede eylemin hırsızlık değil, suç eşyasının satın alınması suçunu oluşturabileceği kanaatini doğurabilir. Bu durumda mahkeme, sanığa CMK m. 226 uyarınca yeni suç vasfından (TCK m. 165) 'ek savunma hakkı' tanımak zorundadır. Ek savunma hakkı verildikten sonra, mahkeme hırsızlık suçundan beraat, suç eşyasının satın alınması suçundan ise mahkumiyet hükmü kurabilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/6000 K. sayılı kararında bu usulün doğru olduğu belirtilmiştir. Ek savunma hakkı tanınmadan mahkumiyet kararı verilmesi ise mutlak bozma nedenidir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suc-esyasinin-satin-alinmasi-satilmasi-kabul-edilmesi-sucu-cezasi.html).