Haksız tahrikin uygulanabilmesi için, failin 'öfke veya şiddetli elemin' etkisi altında kalması şarttır. Bu psikolojik durumun ispatı nasıl yapılır?
Failin bu psikolojik durumu, iç dünyasıyla ilgili olduğu için doğrudan ispatı zordur. İspat, genellikle dolaylı delillerle ve olayın bütününe bakılarak yapılır. Mahkeme bu durumu değerlendirirken şu unsurları dikkate alır: 1) Haksız Fiilin Niteliği: Mağdurun gerçekleştirdiği haksız fiilin, objektif olarak ortalama bir insanda hiddet veya şiddetli elem yaratacak ağırlıkta olup olmadığı. 2) Failin Olay Anındaki ve Sonrasındaki Davranışları: Failin olay sırasında ve hemen sonrasında gösterdiği tepkiler, tanıkların bu konudaki beyanları (bağırması, ağlaması, şok hali vb.), olayın hemen ardından teslim olması gibi davranışlar, bu psikolojik durumun varlığına işaret edebilir. 3) Zaman Aralığı: Haksız fiil ile suçun işlenmesi arasındaki zaman aralığının kısalığı, genellikle 'hiddet' halinin devam ettiğine karine teşkil eder. Ancak metinde de belirtildiği gibi, uzun zaman geçmesi 'şiddetli elem'in devamına engel değildir. Mahkeme, tüm bu unsurları bir bütün olarak değerlendirerek failin bu psikolojik etki altında hareket edip etmediğine karar verir. (Bu, metindeki haksız tahrik unsurlarından ve genel ceza hukuku uygulamasından çıkarılan bir yorumdur.)