Tasarlayarak insan öldürme suçunda, failin eylemini bir plan dahilinde gerçekleştirmesi, her zaman tasarlamanın varlığı için yeterli midir? Haksız tahrik bu durumu nasıl etkiler?
Hayır, tek başına yeterli değildir. Planlama, tasarlamanın önemli bir unsuru olmakla birlikte, diğer şartlarla (koşulsuz karar, zaman aralığı, sükunet) birlikte bulunmalıdır. Özellikle, failin planı, ani bir hiddet veya şiddetli elem altında yapması, tasarlamanın 'sükunet içinde düşünme' unsurunu ortadan kaldırabilir. Örneğin, kendisine ağır hakaret edilen bir kişinin, o anki öfkeyle hemen bir plan yapıp (bıçak alıp bekleme gibi) kısa bir süre sonra suçu işlemesi durumunda, eylemde bir plan olsa da, bu plan 'soğukkanlılıkla' değil, 'hiddetle' yapıldığı için, Yargıtay bu durumu genellikle tasarlama olarak değil, 'haksız tahrik altında kasten öldürme' olarak kabul eder. Tasarlamanın kabulü için, planın, haksız fiilin yarattığı ilk hiddet dalgası geçtikten sonra, sakin bir ruh haliyle yapılmış olması aranır. (Bu, metindeki tasarlama ve haksız tahrik tanımlarının birleştirilmesinden çıkarılan bir yorumdur.)