Kaçak sanık hakkında duruşma açılması ve yargılama yapılması, AİHS m. 6'da düzenlenen 'sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı' ile çelişir mi? Bu durum hangi gerekçeyle meşrulaştırılabilir?
İlk bakışta bir çelişki gibi görünse de, kaçak sanık hakkındaki yargılama, AİHS m. 6 ile uyumlu kabul edilmektedir. Bunun temel gerekçesi, sanığın kendi iradesiyle ve bilinçli olarak yargılamadan kaçarak bu haktan feragat etmiş sayılmasıdır. Adil yargılanma hakkı, sanığa bir dizi güvence sunarken, aynı zamanda sanığa yargılamaya katılma gibi bir yükümlülük de yükler. Sanığın, hakkındaki soruşturma veya kovuşturmayı sonuçsuz bırakmak amacıyla kaçması, bu yükümlülüğün ihlalidir. Devletin, sanığın bu kötü niyetli davranışına karşı yargılamayı süresiz olarak durdurması beklenemez. CMK'daki düzenleme (zorunlu müdafi, mahkumiyet yasağı vb.), sanığın feragat ettiği bu hakkı, asgari güvencelerle dengelemeye çalışır. Dolayısıyla, kaçaklık durumu, sanığın kendi kusurundan kaynaklanan bir durum olduğu için duruşmada hazır bulunma hakkının bir ihlali olarak görülmez. (Bu, metindeki bilgilerden ve genel ceza muhakemesi prensiplerinden çıkarılan bir yorumdur.)