Muris muvazaası davalarında davalı tarafın 'hakkın iadesi' savunmasını açıklayınız. Metindeki Yargıtay kararının bu savunmayı nasıl değerlendirdiğini ve hangi gerekçelerle reddettiğini izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129553

Muris muvazaası davasında davalı taraf bazen, muris tarafından kendisine yapılan temliğin (örn. satış görünüşlü devir) gerçekte bir 'bağış' veya mal kaçırma amacı taşımadığını, aksine, taşınmazın aslında kendisinin (veya kendisiyle birlikte başka mirasçının) katkılarıyla muris adına alındığını ve murisin bu devirle gerçek hak sahibine taşınmazı 'iade ettiğini' (hakkın iadesi) savunur. Metindeki Yargıtay HGK kararı (E: 2022/1-89 K: 2023/709), davalının 'hakkın iadesi' savunmasını değerlendirmiş ancak somut olayda bu savunmayı 'ispatlanamadığı' gerekçesiyle reddetmiştir. Gerekçeler arasında şunlar yer alır: davalının yurt dışından gönderdiği paraların taşınmazla ilgisinin olmadığı (yaşları/çalışma süreleri dikkate alındığında), taşınmaz davalı ve diğer kardeşin katkısıyla alındıysa murisin o kardeşin mirasçılarına da pay vermesi gerektiği, murisin edinme tarihi ile temlik tarihi arasındaki yirmi üç yıl boyunca hakkın iadesini gerçekleştirmemesinin hayatın olağan akışına uygun/inandırıcı olmaması gibi hususlar belirtilmiştir. Bu karar, hakkın iadesi savunmasının da somut ve inandırıcı delillerle desteklenmesi gerektiğini göstermektedir. (Yargıtay HGK 05.07.2023 T. E:2022/1-89 K:2023/709)