Anayasaya aykırılık itirazının reddi kararlarında 'gerekçe' zorunluluğunun (AYM Kuruluş K. m.40/2/1.c, CMK m.34) sebebini, adil yargılanma ve kanun yolu denetimi açısından izah ediniz.
Anayasaya aykırılık itirazının reddi kararının gerekçeli olması zorunluluğu, adil yargılanma hakkının (Anayasa m.36, AİHS m.6) temel güvencelerindendir. Gerekçeli karar, hem Anayasa m.141/3 hem de CMK m.34 tarafından emredilir. Red kararının gerekçeli yazılması, itirazı yapan tarafın (genellikle sanık veya müdafii) mahkemenin talebi neden 'ciddî' bulmadığını, hangi hukuki veya olgusal değerlendirmelerle bu sonuca ulaştığını anlamasını sağlar. Bu anlayış, tarafın karara karşı etkili bir şekilde 'kanun yoluna' (temyiz) başvurabilmesi için zorunludur. Gerekçesiz ret, itirazın ne yönden eksik veya hatalı olduğunu anlamayı engeller ve 'savunma hakkının' (Anayasa m.36) kısıtlanmasına yol açar. AYM kararları da gerekçesiz redleri bu yönden eleştirmiştir. (Anayasa m.36, m.141, CMK m.34, AYM Kuruluş K. m.40, AİHS m.6)