Anayasaya aykırılık itirazında 'ciddiyet'in Mahkeme'ce takdirinde, sadece iddianın içeriği değil, 'tarafların tutumu, kamuoyunun yaklaşımı ve diğer mahkemelerin tavrının' da dikkate alınmasının gerekçesini (doktrin atfıyla) açıklayınız.
Anayasaya aykırılık itirazının ciddiyetinin mahkemece takdirinde (AY m.152), Bülent Tanör ve Necmi Yüzbaşıoğlu'nun eserine atıfla, sadece itiraz edilen normun Anayasaya aykırılığına ilişkin hukuki argümanların içeriği değil, aynı zamanda 'tarafların tutumu, o konuda ilgili kamuoyunun yaklaşımı ve diğer mahkemelerin tavrının' da dikkate alınabileceği belirtilir. Bunun gerekçesi, ciddiyetin sadece soyut hukuki bir değerlendirme olmaması, aynı zamanda normun toplumdaki karşılığı, yarattığı etki ve diğer yargı mercilerinin bu konudaki eğilimlerinin de yargıcın kanaat oluşumunu etkileyebilmesidir. Özellikle tartışmalı veya kamuoyunda hassasiyet yaratan konularda, farklı mahkemelerin aynı maddeye ilişkin farklı yaklaşımları (örn. metindeki Özel Yetkili Mahkeme düzenlemesi örneği), iddiaların 'ciddî' bulunduğu yönünde bir emare olarak değerlendirilebilir. Bu durum, hukuk güvenliği ve uygulama birliği açısından da önemlidir. (Anayasa m.152, Doktrin)