Yeni TCK m.191'deki kamu davasının açılmasının ertelenmesi (m.191/2) ve erteleme süresindeki ihlal üzerine davanın açılması (m.191/4) düzenlemelerinin, eski TCK m.191'deki kamu davasının açılması ve mahkemede düşme/tedbir kararı verilmesi düzenlemesi ile 'lehe kanun' karşılaştırması açısından nasıl bir değerlendirme gerektirdiğini izah ediniz.
Eski TCK m.191'de, kullanma/bulundurma suçu şüphesinde kamu davası açılır, mahkeme ya mahkumiyet ya da tedavi/denetimli serbestlik ve ardından düşme kararı verebilirdi. Yeni TCK m.191'de ise soruşturma aşamasında zorunlu erteleme kararı verilir, 5 yıllık erteleme süresindeki ihlal (yükümlülük, tekrar suç) halinde kamu davası açılır. Lehe kanun karşılaştırmasında (5252 S.K. m.9), sadece ceza miktarı (eski 1-2 yıl, yeni 2-5 yıl) değil, usuli sonuçlar da önemlidir. Eski düzenlemede 'sabıka kaydı'na işlenebilecek bir kamu davası süreci varken, yeni düzenlemede kural olarak kamu davası açılmadan soruşturmada süreç sonlandırılır (ihlal yoksa Kovyok). Bu 'kovuşturmaya yer olmadığı' sonucu, yeni düzenlemeyi usuli açıdan daha lehe yapabilir. Ancak 5 yıllık uzun erteleme süresi ve bu süredeki ihlal riskleri, bu lehe durumu aleyhe çevirebilir. Yazar, kamu davasının açıldığı eylemler için eski düzenlemenin (ceza miktarı lehine), henüz kamu davası açılmayanlar için ise yeni düzenlemenin (usul lehine) uygulanması gerektiğini önerir. (TCK m.191 eski/yeni, 5252 S.K. m.9, CMK m.171)