Ceza Muhakemesi Hukukunda 'gıyabi tutuklama' kavramının genel olarak bulunmayıp sadece 'kaçak'lar hakkında istisna olarak öngörülmesinin (CMK m.248/5) temel nedenini ve bu istisnanın mantığını açıklayınız.
Türk Ceza Muhakemesi Hukukunda gıyabi tutuklama (sanığın/şüphelinin fiziken hazır olmadığı durumda tutuklama kararı verilmesi) genel kural olarak kabul edilmemiştir. Bunun temel nedeni, tutuklamanın 'koruma tedbiri' niteliği taşıması ve kişinin hürriyetini kısıtlamasıdır. Tutuklama kararının hukuka uygunluğu ve gerekliliği (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri) gibi şartların değerlendirilmesi, kişinin bizzat sorgusunun yapılması veya en azından dinlenmesi gereken bir süreçtir. Sanığın yokluğunda bu süreci sağlıklı yürütmek zordur. Ancak kaçak sanıklar bakımından (CMK m.248/5) gıyabi tutuklama istisna olarak öngörülmüştür. Bunun mantığı, kaçak kişinin yargılamadan bilinçli olarak kaçması, kendisine ulaşılamaması ve bu durumun yargılamayı sonuçsuz bırakma potansiyeli taşımasıdır. Gıyabi tutuklama, kaçağın yakalanmasını sağlamak, yargılamayı temin etmek ve kaçma riskini bertaraf etmek gibi kaçaklığın yarattığı özel risklere karşı başvurulan bir zorlama tedbiridir. Genel kuralın aksine bu istisna, kaçağın bilinçli tutumuna karşı devletin yargılama fonksiyonunu yerine getirme çabasının bir sonucudur. (CMK m.100, m.248)