Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.190'da yer alan 'fiili karineler' veya 'objektif olgular' kavramını ispat hukuku bağlamında açıklayınız. Muris muvazaası davalarında bu karinelerin rolü nedir?
HMK m.190'daki ispat yükü kuralı çerçevesinde, taraflarca sunulan delillerin değerlendirilmesinde 'fiili karineler' veya 'objektif olgular' da dikkate alınır. Fiili karineler, yaşam tecrübelerinin ortaya koyduğu, hukukla doğrudan ilgili olmayan ancak hakimin bir vakıanın varlığı veya bir delilin güvenilirliği hakkında kanaat edinmesine yarayan değer hükümleridir. Muris muvazaası davalarında, gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti zor olduğundan, ispat yükü davacıda olsa bile bu fiili karineler ispat faaliyetine yardımcı olur. Örneğin, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmaması, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fahiş fark, davalının alım gücünün olmaması gibi olgular, görünürdeki satışın muvazaalı olduğuna dair güçlü fiili karinelerdir. Bu karineler tek başına ispat yükünü ortadan kaldırmasa da, tanık beyanları veya diğer delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde hakimin muvazaa kanaatine ulaşmasında önemli rol oynar. (HMK m.190, Yargıtay içtihatları - Muris Muvazaası)