Yargıtay'ın 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' suçu ile 'hırsızlık' suçu arasında suç vasfı belirlerken 'uzun süre kullanım' kriterini nasıl değerlendirdiğini örnek bir kararla açıklayınız.
Yargıtay, sanığın suça konu eşyayı (örn. bisiklet) ele geçirdikten sonra 'uzun süre' kullanmasını, eyleminin TCK m.165'deki 'suç eşyasının kabul edilmesi'nden ziyade, TCK m.141/142'deki 'hırsızlık' suçunu oluşturduğuna dair bir belirti olarak değerlendirebilir. Metinde yer alan Yargıtay 2. CD kararı (E: 2014/23125 K: 2014/23125), suç tarihi ile bisikletin sanığın kullanımında bulunduğu tarih arasında geçen uzun süre dikkate alındığında, sanığın bisikleti çaldığına dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, ancak sanığın eyleminin TCK m.165/1'deki suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturduğu sonucuna varmıştır. Bu kararda uzun süre kullanım, doğrudan hırsızlığın kesin delili sayılmasa da, olayın tümlüğü içinde TCK 165'i destekleyen bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Ancak başka kararlarda (örn. Yargıtay CGK 2016/26 kararı) sabıkalı geçmiş, hayatın olağan akışına aykırı savunmalar gibi unsurlarla birleştiğinde, uzun süre kullanım hırsızlık lehine de yorumlanabilir. (TCK m.141, m.142, m.165, Yargıtay 2. CD 29.09.2014 T. E: 2014/23125 K: 2014/23125)