TCK m.165'deki 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' suçu ile aynı malvarlığına karşı işlenebilecek TCK m.141 (hırsızlık) veya TCK m.157 (dolandırıcılık) gibi 'asli suçlar' arasındaki ilişkiyi ve suç vasfının belirlenmesindeki önceliği izah ediniz. Yargıtay'ın çekin çalınıp kullanılması olayındaki yaklaşımını açıklayınız.
TCK m.165 suçu, ilk suça 'iştirak etmeksizin' işlenir. Eğer fail, suç eşyasını elde etmek için bizzat hırsızlık, dolandırıcılık, zimmet gibi 'asli suçu' işlemişse veya bu suçlara iştirak etmişse, eylemi TCK m.165 kapsamında değil, işlediği asli suç kapsamında değerlendirilir. Suç vasfının belirlenmesinde öncelik asli suçlara aittir. Metinde yer alan Yargıtay 11. CD kararı (E:2020/1017 K:2020/2025) bu ilişkiyi netleştirir. Karara göre, çalınan çekin sanıklar tarafından doldurulup teminat olarak verilmesi eyleminde, çekin sanıklar tarafından çalındığına dair yeterli delil yoksa ve bu eylem TCK m.165'in unsurlarını oluşturmuyorsa (örn. çekin hırsızlık malı olduğunu bilerek 'kabul etme'den ziyade, bizzat 'kullanma' fiili), bu eylem TCK m.165 suçu değil, çekin hukuka aykırı şekilde elde bulundurulup doldurularak kullanılması nedeniyle 'resmi belgede sahtecilik' suçunu oluşturacaktır. Bu karar, TCK m.165'in tali niteliğini ve başka bir suçu oluşturmayan durumlarda uygulanabilirliğini vurgular. (TCK m.141, m.157, m.165, m.207, Yargıtay 11. CD 20.02.2020 T. E:2020/1017 K:2020/2025)