Özel Yetkili Mahkemelerin kapatılmasına ilişkin 6526 sayılı Kanun'un getirdiği düzenlemenin (Geçici m.14/4) 'adil yargılanma hakkı' (Anayasa m.36, AİHS m.6) ve 'hukuk güvenliği' (Anayasa m.2) ilkeleri açısından taşıdığı eleştirileri izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129513

6526 sayılı Kanun'un Özel Yetkili Mahkemeleri kapatırken, derdest dosyaların 'bulundukları aşamadan itibaren' yetkili ve görevli mahkemelere devredilmesini öngörmesi, adil yargılanma hakkı ve hukuk güvenliği açısından ciddi eleştirilere yol açmıştır. Bu eleştiriler, Yasa'nın gerekçesinde de belirtildiği gibi, bu mahkemelerin 'adil yargılama konusunda tartışmalı', 'olağanüstü ve siyasi karar verdiği' algısı ve AİHM içtihatlarıyla uyumlu olarak tarafsızlık/bağımsızlıklarından şüphe duyulması gerçeğine dayanır. Dosyaların 'kaldığı yerden' devam etmesi, Özel Yetkili Mahkemelerce 'özel usuller' çerçevesinde yürütülen soruşturma/kovuşturma süreçlerinde elde edilen ve 'yapma delil' olabileceği iddia edilen delillerin (220 klasör örneği) yeni mahkemece de dikkate alınması sonucunu doğurur. Bu durum, bireylerin lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi ve hak arama hürriyeti gibi temel hakları aleyhine sonuçlar yaratabilir, hukuki güvenliği zedeler ve 'adil yargılama' standardını ihlal eder. (6526 S.K. geçici m.14/4, Anayasa m.2, 36, 37, AİHS m.6, AYM kararları, İHAM kararları)