Türkiye'de Pandemi sürecinde uygulanan kısıtlayıcı tedbirlerin hukuki dayanağı konusundaki tartışmaları ve 'Genelge Devleti' eleştirisini Anayasa m.13 bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129467

Pandemi sürecinde sokağa çıkma kısıtlaması, seyahat kısıtlaması, işyeri faaliyetlerine sınırlamalar gibi temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan tedbirlerin hukuki dayanağı genellikle İçişleri Bakanlığı genelgeleri olmuştur. Metin, bu tedbir ve yasakların genelge ile koyulamayacağını, ancak kanunla veya kanuni dayanağa (örn. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu) bağlı olarak yetkili bakanlığın ve umumi hıfzıssıhha kurullarının kararlarıyla getirilebileceğini savunur. Anayasa m.13, temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın, ancak Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve 'ancak kanunla' sınırlanabileceğini emreder. Genelgelerle getirilen sınırlamaların bu 'kanunla sınırlama' şartını karşılamadığı ve Anayasa'ya aykırı olduğu eleştirisi getirilir. Bu durum, 'Genelge Devleti' anlayışı olarak nitelendirilir ve hukuki öngörülebilirlik, hukuk güvenliği, yargıya erişim ve eşitlik gibi hukuk devleti ilkelerine aykırılık teşkil ettiği belirtilir. Olağanüstü hal ilan edilmediği sürece kısıtlama yetkisinin TBMM'ye, Cumhurbaşkanına (1593 S.K.), Sağlık Bakanlığına ve kurullarına ait olduğu vurgulanır. (Anayasa m.10, 13, 1593 S.K., Genelgeler)