'Tasarlayarak insan öldürme' suçu (TCK m.82/1-a) ile 'haksız tahrik' (TCK m.29) hükümlerinin aynı fiil hakkında birlikte uygulanmasının mümkün olup olmadığını doktrin ve Yargıtay'daki farklı görüşler bağlamında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129466

Bu konu doktrin ve uygulamada tartışmalıdır ve tasarlamanın hangi teorisinin (soğukkanlılık vs. planlama) benimsendiğine bağlıdır. 'Soğukkanlılık' teorisi esas alınırsa, tasarlama (soğukkanlılık) ile haksız tahrik (öfke/şiddetli elem) birbirine zıt ruh halleri olduğu için birlikte uygulanmaları mümkün gözükmez. Ancak 'planlama' teorisi esas alınırsa, fail haksız bir tahrike maruz kaldıktan sonra içinde bulunduğu elem veya hiddetle anında reaksiyon göstermek yerine, bu duygunun etkisi altında kalarak suçu daha detaylı planlayabilir. Metin yazarı, haksızlığın psişik etkisinin uzun süre devam edebileceğini, failin aradan geçen zamana rağmen şedit elemini/hiddetini kaybetmeyebileceğini ve bu durumda, sırf aradan geçen zamanı dikkate alarak haksız tahrik indiriminden faydalanılamayacağını söylemenin isabetli olmadığını savunur. Özellikle cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda psişik etkinin uzun sürmesi kabul edilmelidir. Fail hem planlama yapıp soğukkanlı görünebilir hem de içten içe tahrikin etkisi altında olabilir. Bu durumda, somut olayın özelliklerine göre illiyet bağı kurulabiliyorsa, hem tasarlama hem de haksız tahrik hükümlerinin birlikte uygulanmasının mümkün olabileceği kanaatindedir. (TCK m.29, m.82, Yargıtay içtihatları, Doktrin görüşleri)