Türk Hukukunda 'muris muvazaası' kavramını tanımlayınız. Bu muvazaa türünün hukuki niteliği ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 01.04.1974 tarihli kararı (E:1/2 K:1/2) bağlamında geçerlilik şartlarını izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #129445

'Muris muvazaası', ölenin (muris) mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede (genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi) iradesini farklı yönde açıklayarak devretmesidir. Bu, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, bu tür işlemlerde görünürdeki sözleşmenin (örn. satış) tarafların gerçek iradelerine uymadığı için muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu, gizli bağış sözleşmesinin ise TMK m.706, TBK m.237 (mülga BK m.213) ve Tapu Kanunu m.26'da öngörülen resmi şekil şartlarından yoksun olduğu için geçersiz olduğunu hükme bağlamıştır. Bu durumda, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak tapu kaydının iptalini isteyebilir. Muris muvazaasının geçerlilik şartı, murisin gerçek irade ve amacının mirasçılardan mal kaçırmak olmasıdır. (TMK m.6, 706, TBK m.19, 237, Tapu K. m.26, HMK m.190, Yargıtay İçtihadı Birleştirme K. 01.04.1974 1/2)