Vergi suçlarında 'ne bis in idem' (çifte cezalandırma) ilkesinin uygulamasını ve bu konudaki tartışmaları değerlendiriniz. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları bağlamında konumu izah ediniz.
Vergi suçlarında failin hem idari yaptırıma (vergi ziyaı cezası) hem de adli yaptırıma (hapis cezası) tabi tutulması 'ne bis in idem' ilkesine aykırılık tartışması yaratmaktadır. VUK m.359'un son fıkrası, kaçakçılık suçlarında adli cezaların VUK m.344'deki vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini belirtir. Bu, yasal dayanak ve öngörülebilirlik açısından bir sorun yaratmasa da, İHAM kararlarında (*A ve B - Norveç*, *Glantz-Finlandiya*) idari ve adli süreç arasındaki zamansal ilişki, süreçlerin bütünsel olup olmadığı, korunan hukuki yararın aynı olup olmadığı, öngörülebilirlik ve orantılılık gibi kriterler dikkate alınır. AYM ise (*Ünal Gökpınar* kararında) idari ceza ile vergi kaybının giderilmesinin, adli ceza ile de vergi düzeninin bozulmasının önlenmesinin amaçlandığını, korunan hukuki yararların farklı olduğunu gerekçe göstererek 'ne bis in idem' ilkesine aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Metin yazarı bu AYM kararına korunan hukuki yararın aynı olduğu gerekçesiyle katılmamaktadır. (VUK m.344, m.359, Anayasa m.2, 13, 38, 90/5, İHAS Ek 7. Protokol, İHAM, AYM kararları)