Gizli soruşturmacının (CMK m. 139), örgütün güvenini kazanmak amacıyla, soruşturmanın selameti için 'mutlak zorunlu' olan ve başkalarına zarar vermeyen küçük bir suçu (örneğin, sahte kimlik kullanma) işlemesi, 'görevin ifası' (TCK m. 24) kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilebilir mi? CMK m. 139/5'in mutlak yasağı bu yoruma izin verir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128746

Bu konu hukuken oldukça tartışmalıdır. CMK m. 139/5'teki 'Soruşturmacı, görevini yerine getirirken suç işleyemez' hükmü, lafzı itibarıyla mutlak bir yasak öngörmektedir. Bu yoruma göre, soruşturmanın amacı ne kadar meşru olursa olsun, gizli soruşturmacının aktif olarak suç işlemesi hukuka aykırıdır ve TCK m. 24'teki 'görevin ifası' hukuka uygunluk nedeninden yararlanamaz. Ancak doktrinde, 'amaçların orantılılığı' ve 'hukuki yararların çatışması' ilkeleri çerçevesinde, çok daha ağır bir suçun (terör, uyuşturucu ticareti) önlenmesi için, başkasının haklarını ihlal etmeyen ve 'mutlak zorunlu' olan tali bir suçun işlenmesinin, 'hukuka uygunluk nedenlerinde sınırın aşılması' (TCK m. 27) veya cezasızlık nedeni olarak değerlendirilebileceği yönünde görüşler bulunmaktadır. Mevcut yasal düzenleme bu yoruma açıkça izin vermese de, pratik zorunluluklar bu tartışmayı canlı tutmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gizli-sorusturmaci)