Bir kamu kurumunun, arsa tahsisi yapacağına dair vatandaşlarda güven oluşturarak para toplaması ve sonrasında tahsisi gerçekleştirmemesi durumunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına göre talep edilebilecek tazminat miktarı nasıl belirlenmelidir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına göre, bu durumda 'güven sorumluluğu' ve 'hakkın kötüye kullanılması' (TMK m. 2) ilkeleri devreye girer. Davalı kamu kurumunun vatandaşa güven aşılayarak edimini alması ve sonrasında kendi kusuruyla ifayı imkansız hale getirmesi nedeniyle, davacının gerçek zararı esas alınmalıdır. Bu gerçek zarar, sadece ödenen paranın denkleştirilmiş değeri değil, ifanın imkansız hale geldiği (dava) tarihindeki arsanın rayiç değeridir. Mahkeme, emsal satışları araştırarak ve bilirkişi incelemesi yaparak bu rayiç değeri tespit etmelidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/denklestirici-adalet-ilkesi/)