TCK m. 103'e göre, 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını bitirmemiş ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş bir çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar ne zaman 'cinsel istismar' suçunu oluşturur? Bu yaş grubu için rızanın rolü nedir?
15 yaşını tamamlamış ve algılama yeteneği gelişmiş çocuklara (15-18 yaş arası) karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların 'cinsel istismar' (TCK m. 103) suçunu oluşturabilmesi için, TCK m. 103/1-b'de belirtildiği gibi, bu davranışların 'sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak' gerçekleştirilmesi gerekir. Bu yaş grubu için 'rıza' kritik bir rol oynar. Eğer bu yaş grubundaki bir çocuk, iradesini sakatlayan bu tür bir neden olmaksızın, kendi rızasıyla bir cinsel davranışa maruz kalıyorsa, bu eylem TCK m. 103 kapsamındaki cinsel istismar suçunu oluşturmaz. Ancak, eğer bu cinsel davranış 'cinsel ilişki' boyutuna varmışsa, bu durumda fiil, TCK m. 104'te düzenlenen ve şikayete bağlı olan 'reşit olmayanla cinsel ilişki' suçunu oluşturur. Kısacası, 15-18 yaş grubunda, rızanın varlığı cinsel istismar suçunu engeller, ancak cinsel ilişki söz konusu ise daha hafif yaptırımlı olan TCK m. 104'teki suç gündeme gelir. Rıza, cebir, tehdit veya hile ile sakatlanmışsa, her türlü cinsel davranış TCK m. 103'e göre cinsel istismardır.