Şikayet hakkının, TCK m. 73/4 uyarınca şüpheli veya sanığın 'kabulüne' bağlı olmasının ardında yatan hukuki mantık ve korunmak istenen menfaat nedir?
Şikayetten vazgeçmenin şüpheli veya sanığın kabulüne bağlı olmasının ardında yatan hukuki mantık, lekelenmeme hakkı ve aklanma hakkının korunmasıdır. Bir kişi hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması başlatıldığında, bu durum o kişinin toplumdaki saygınlığını, onurunu ve itibarını zedeler; bir 'leke' sürer. Şüpheli veya sanık, masum olduğuna inanıyorsa, yargılamanın sonuna kadar devam etmesini ve bir 'beraat' kararı alarak bu lekeyi hukuken temizleme hakkına sahip olmalıdır. Eğer şikayetten vazgeçme tek taraflı olarak davayı düşürseydi, kötü niyetli bir şikayetçi, bir kişiyi asılsız bir iddiayla lekeledikten sonra, o kişinin aklanmasına fırsat vermeden davayı sona erdirebilirdi. Kanun koyucu, vazgeçmeyi sanığın kabulüne bağlayarak, sanığa 'davayı düşürerek bu şekilde kurtulmayı mı, yoksa devam edip beraat ederek aklanmayı mı' tercih ettiğini sorma imkanı tanımıştır. Korunmak istenen menfaat, sanığın şeref ve saygınlığı ile adil bir yargılama sonucunda aklanma hakkıdır.