Çarşı ve mahalle bekçilerinin zor kullanma yetkisinin meşruiyetinin denetlenmesinde, 'sıfır tolerans' kuralı ile hareket edilmesi gerektiği yönündeki metin içi argüman ne anlama gelmektedir?
'Sıfır tolerans' kuralı ile hareket edilmesi gerektiği argümanı, kamu gücü kullanan kolluk görevlilerinin eylemlerinin, en küçük bir şüpheye veya keyfiliğe yer bırakmayacak şekilde, titizlikle ve önyargısız bir biçimde denetlenmesi gerektiğini ifade eder. Bu ilke, iki yönlü bir anlam taşır: 1. **Kolluk Görevlisini Peşin Suçlu İlan Etmeme:** Zor veya silah kullanan bir kolluk görevlisi, sırf bu eylemi nedeniyle peşin hükümlü olarak suçlu ilan edilmemelidir. Eylemin, görevin gereği olarak ve hukuka uygun sınırlar içinde yapılmış olma ihtimali göz ardı edilmemelidir. 2. **Keyfiliğe ve Aşırılığa Göz Yummama:** Aynı şekilde, kolluğun 'suçu önlediği' veya 'suçluya müdahale ettiği' gerekçesiyle her türlü zor ve silah kullanımının otomatik olarak meşru ve hukuka uygun olduğu kabul edilmemelidir. Her somut olayda, zor kullanmanın gerekliliği, orantılılığı (ölçülülüğü) ve kanuna uygunluğu titizlikle incelenmeli; keyfilik, aşırılık ve kamu gücünün kötüye kullanılması iddialarının üzeri örtülmemelidir. Kısacası 'sıfır tolerans', hem kolluk görevlisine karşı haksız bir önyargıyı hem de kolluğun yaptığı haksızlığa karşı müsamahayı reddeden, objektif ve titiz bir hukuki denetim anlayışını ifade eder.