Seri muhakeme usulünde (CMK m. 250), şüpheliye teklif edilen cezanın belirlenmesinde, TCK m. 50 (kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar) veya TCK m. 51 (hapis cezasının ertelenmesi) gibi kurumların savcı tarafından teklife dahil edilip edilemeyeceğini tartışınız. Mahkemenin, savcının teklifinde yer almayan bu kurumları re'sen uygulama yetkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128481

Seri muhakeme usulü, savcılık ve şüphelinin müdafii huzurunda bir 'yaptırım' üzerinde anlaşmasını esas alır. Bu yaptırım sadece hapis cezası ve adli para cezası ile sınırlı değildir. Metinde, 'Şartları oluşmuşsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da seçenek yaptırımlar, adli para cezasına çevirme ya da güvenlik tedbirleri bu aşamada uygulanabilir.' denilmektedir. Dolayısıyla, Cumhuriyet savcısı, belirlediği ve yarı oranında indirdiği hapis cezasının TCK m. 50 veya m. 51'deki şartları taşıdığını görürse, teklifini bu kurumların uygulanmasını içerecek şekilde yapabilir. Örneğin, '6 ay hapis cezasının TCK m. 51 uyarınca ertelenmesini' teklif edebilir. Mahkemenin rolü ise bu anlaşmayı denetlemektir. Mahkeme, savcının teklifinde yer almayan bir kurumu (örneğin, savcı erteleme teklif etmemişken mahkemenin ertelemeye karar vermesi) re'sen uygulayamaz. Çünkü bu, tarafların üzerinde anlaştığı yaptırımın esasını değiştirmek anlamına gelir ki, seri muhakemede mahkemenin böyle bir yetkisi yoktur. Mahkeme, sadece tarafların anlaştığı ve talepnamede yer alan somut yaptırımı onaylayabilir veya usuli eksiklikler nedeniyle talebi tümden reddedebilir.