İflas etmiş bir şirkete karşı alacak davası açan davacı, aynı davada hem müflis şirketi hem de bu şirketin kurucu ortağı olan ve senetleri devralan başka bir holding şirketini davalı olarak göstermiştir. Yargıtay HGK'nın 2018/344 E. sayılı kararına göre, bu ikinci holding şirketinin sorumluluğu hangi gerekçeye dayandırılmıştır?
Yargıtay HGK'nın 2018/344 E. sayılı kararında özetlenen yerel mahkeme kararında, ikinci holding şirketinin (İ.T.C Holding A.Ş.) sorumluluğu, 'organik bağ' ve 'kötü niyetli devralma' gerekçelerine dayandırılmıştır. Mahkeme, şu tespitleri yapmıştır: 1. **Organik Bağ:** Davalı yüklenici şirket (... A.Ş.), diğer davalı holdingin kurucu ortağıdır ve her iki şirketin kurucu ve ortakları büyük ölçüde aynı kişilerden oluşmaktadır. Bu durum, iki şirket arasında ekonomik ve yönetimsel bir bütünlük olduğunu gösterir. 2. **Kötü Niyetli Devralma:** Davalı yüklenici şirketin tüketiciden aldığı senetleri, bu organik bağ içindeki diğer davalı holdinge ciro etmesi ve holdingin de 'sözleşmenin tarafı olmasa da, taraflar arasındaki ilişkiyi ve senet içeriğini bilerek' bu senetleri devralması, kötü niyetli bir işlem olarak kabul edilmiştir. Bu gerekçelerle, ikinci holding şirketi, sözleşmenin tarafı olmasa da, yüklenici şirketle birlikte, aralarındaki organik bağ ve işlemin kötü niyetli niteliği nedeniyle tüketiciye karşı müteselsilen (zincirleme) sorumlu tutulmuştur.