Taraflar arasında tapuda mülkiyet devrini öngören bir sözleşmenin geçerliliği hangi şekil şartına bağlıdır? Bu şekil şartına uyulmadan yapılan bir sözleşmeye dayanarak ödenen paranın iadesi talebinde 'denkleştirici adalet ilkesi'nin uygulanmasının mantığı nedir?
Tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin (satış, satış vaadi vb.) geçerliliği, kanunen 'resmî şekilde' yapılması şartına bağlıdır (TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu K. m. 26). Bu, tapu sicil müdürlüğünde veya noter tarafından düzenleme şeklinde yapılması anlamına gelir. Bu bir geçerlilik (sıhhat) şartıdır ve uyulmaması halinde sözleşme kesin olarak hükümsüz (yok hükmünde) olur. Bu şekil şartına uyulmadan, örneğin adi yazılı bir sözleşme ile ödenen paranın iadesi talebinde 'denkleştirici adalet ilkesi'nin uygulanmasının mantığı, hakkaniyet ve dürüstlük kuralıdır (TMK m. 2). Geçersiz sözleşme nedeniyle bir tarafın diğerine ödediği para, sebepsiz zenginleşme teşkil eder. Paranın ödendiği tarih ile iadesinin talep edildiği tarih arasında, özellikle enflasyon nedeniyle paranın alım gücünde ciddi bir düşüş yaşanır. Sadece ödenen nominal bedelin iadesine karar vermek, parayı yıllarca kullanan tarafı haksız yere zenginleştirirken, parasını geri alan tarafı fakirleştirecektir. Denkleştirici adalet ilkesi, bu adaletsizliği gidermek için, ödenen paranın çeşitli ekonomik göstergelerle güncellenerek, ödendiği tarihteki alım gücüne denk bir değerle iadesini sağlamayı amaçlar.