Şikayet hakkının 'bölünmezliği' ilkesi ne anlama gelir ve bu ilke hem fiil hem de fail açısından nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128447

Şikayet hakkının bölünmezliği ilkesi, iki temel sonucu ifade eder: 1. **Fiil Açısından Bölünmezlik:** Şikayet, kişiye değil, 'fiile' yöneliktir. Mağdur, bir fiili şikayet ettiğinde, o fiilin hukuki olarak nitelendirilmesi ve soruşturulması yargı makamlarının görevidir. Mağdur, şikayetini fiilin sadece bir kısmıyla (örneğin, sadece hakaretle) sınırlayamaz; eğer aynı fiil hem hakaret hem de tehdit oluşturuyorsa, şikayet tüm fiili kapsar ve savcılık her iki suçtan da soruşturma yapar. 2. **Fail Açısından Bölünmezlik (Sirayet):** Bu ilkenin en önemli sonucu failler açısından ortaya çıkar. Bir suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, mağdur faillerden sadece biri hakkında şikayetçi olsa veya dava açıldıktan sonra sadece biri hakkındaki şikayetinden vazgeçse bile, bu durum diğer tüm failleri de etkiler. Şikayet, tüm faillere yönelmiş sayılır (TCK m. 73/5). Aynı şekilde, birinden vazgeçme, diğerlerinden de vazgeçildiği anlamına gelir (kabul etmeleri şartıyla). Mağdur, 'Ben sadece A'dan şikayetçiyim, B'den değil' veya 'Sadece A hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum, B için davam devam etsin' diyemez. Şikayet ya vardır ya da yoktur ve tüm iştirakçileri kapsar.