Seri muhakeme usulünde (CMK m. 250), şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi mutlak bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun temel amacı nedir ve bu kuralın ihlal edilmesi, yani müdafii olmaksızın alınan bir kabul beyanının hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128423

Bu zorunluluğun temel amacı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı' ve bu hakkın bir unsuru olan 'silahların eşitliği' ilkesini sağlamaktır. Şüpheli, hukuki bilgi ve deneyim açısından devletin profesyonel organı olan savcılık karşısında daha zayıf konumdadır. Müdafiin varlığı, şüphelinin usulün sonuçlarını (ceza indirimi, sicile işlenme vb.) tam olarak anlamasını, haklarını bilmesini ve kararını baskı altında kalmadan, özgür iradesiyle vermesini güvence altına alır. Bu kuralın ihlal edilmesi, yani müdafii olmaksızın şüpheliden kabul beyanı alınması, usulün en temel şartının ihlali anlamına gelir. Böyle bir durumda, kabul beyanı hukuken geçersizdir. Mahkeme, bu usuli sakatlığı tespit ettiğinde, CMK m. 250/9 uyarınca savcılığın talebini reddetmek ve dosyayı genel hükümlere göre soruşturma yürütülmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına geri göndermek zorundadır.