Israrlı takip suçu (TCK m. 123/A), doğası gereği 'ısrar' ve 'süreklilik' içeren mütemadi bir suçtur. Bu durumda, failin aynı mağdura karşı aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda birden fazla takip eylemi gerçekleştirmesi halinde TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümleri nasıl uygulanır? Metindeki 'hukuki kesinti' kavramı bu bağlamda ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128421

Israrlı takip suçu mütemadi (kesintisiz) bir suç olduğundan, failin aynı suç işleme kararı altında, hukuki bir kesinti olmaksızın gerçekleştirdiği birden fazla takip eylemi tek bir suç sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Suç, mağdurun huzursuzluğu veya endişesi devam ettiği sürece işlenmeye devam eder. Metindeki 'hukuki kesinti' kavramı, bu sürekliliği sona erdiren bir hukuki olayı ifade eder. En tipik hukuki kesinti, mağdurun şikayette bulunması ve soruşturmanın başlamasıdır. Metindeki analize göre, 'mağdur şikayette bulunduktan sonra fail hakkında dava açılmadan önce tekrar hareketlerine devam ederse eylem, zincirleme olarak gerçekleşmiş olacaktır.' Yani, şikayetle birlikte ilk suç tamamlanmış ve kesintiye uğramış olur. Failin bu kesintiden sonraki eylemleri, aynı suç işleme kararının devamı niteliğindeyse, TCK m. 43 (zincirleme suç) gündeme gelebilir. Eğer dava açıldıktan sonra eylemler devam ederse, bu durum artık yeni ve bağımsız bir ısrarlı takip suçu oluşturur.