Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1517 E. sayılı kararındaki azınlık (karşı oy) görüşü, taraflar arasında geçerli bir 'arsa tahsis sözleşmesi'nin kurulduğunu hangi gerekçelere dayandırmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128349

Hukuk Genel Kurulu'ndaki azınlık görüşü, taraflar arasında geçerli bir arsa tahsis sözleşmesinin kurulduğunu şu gerekçelere dayandırmaktadır: 1. **Şekil Şartının Olmaması:** 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nda 'arsa tahsis sözleşmesi' için özel bir geçerlilik şekli öngörülmemiştir. Dolayısıyla, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri için aranan resmi şekil şartının (6098 sayılı TBK m. 237) bu sözleşmeler için uygulanması gerekmez. 2. **İradelerin Birleşmesi:** Davalı belediyenin bir hesap açması, davacının bu hesaba 'arsa tahsis bedeli' açıklamasıyla para yatırması ve belediyenin de bu parayı kabul edip kendi uhdesinde (maaş hesabına aktararak) tutması, tarafların iradelerinin sözleşme kurma yönünde birleştiğini göstermektedir. Bu, örtülü bir kabul olarak değerlendirilmelidir. 3. **Güven Sorumluluğu:** Bir kamu kurumu olan belediyenin bu eylemleriyle, davacı ve diğer gecekondu sahiplerinde arsa tahsis edileceği yönünde haklı bir güven ve beklenti oluşturduğu, bu güvene dayalı olarak para toplandığı, dolayısıyla belediyenin bu güveni boşa çıkarmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu savunulmuştur. Bu gerekçelerle azınlık görüşü, ortada geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunduğunu ve bu nedenle tazminatın ifa menfaati (arsanın rayiç değeri) üzerinden hesaplanması gerektiğini savunmuştur.