Şikayete tabi bir suçta, 15 yaşından küçük (ayırt etme gücüne sahip) bir çocuğun şikayet hakkını kullanması ile şikayetinden vazgeçmesi arasında, kanuni temsilcisinin rolü açısından bir fark var mıdır?
Kural olarak yoktur. Şikayet hakkı ve bu haktan vazgeçme, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Medeni Kanun ve ceza hukuku ilkelerine göre, ayırt etme gücüne sahip bir küçük, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını tek başına kullanabilir. Kanuni temsilcinin (veli veya vasi) izni veya onayı aranmaz. Bu kural, hem şikayette bulunma hem de yapılmış bir şikayetten vazgeçme için geçerlidir. Dolayısıyla, ayırt etme gücüne sahip 15 yaşından küçük bir çocuk, velisinin rızası olmasa bile geçerli bir şekilde şikayetçi olabileceği gibi, daha sonra yaptığı şikayetten de yine velisinin rızası olmaksızın vazgeçebilir. Ancak, metinde de vurgulandığı gibi, tüm bu işlemlerde mahkemenin 'çocuğun üstün yararı' ilkesini gözetmesi ve çocuğun iradesinin baskı altında sakatlanıp sakatlanmadığını denetlemesi esastır. Eğer vazgeçmenin çocuğun yararına olmadığına veya iradesinin sakatlandığına kanaat getirilirse, mahkeme bu vazgeçmeyi geçersiz sayabilir.