5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un kapsamı dışında tutulan zararlar, Kanunun 2. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde nasıl tanımlanmıştır ve Ramazan Yıldırım kararında bu bendin yorumu nasıl bir uyuşmazlığa yol açmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #128339

5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi, '3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar'ın kanun kapsamında olmadığını belirtir. Ramazan Yıldırım kararındaki uyuşmazlık, bu bentte yer alan 'bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar' ifadesinin nasıl yorumlanacağından kaynaklanmıştır. Derece mahkemeleri, bu ifadeyi geniş yorumlayarak, geçmişte herhangi bir zamanda bu suçlardan mahkûm olan bir kişinin, daha sonraki herhangi bir terör olayından (kendisinin faili veya iştirakçisi olmasa bile) kaynaklanan zararının tazmin edilemeyeceğini kabul etmiştir. Anayasa Mahkemesi ise bu yorumu 'bariz takdir hatası' olarak görmüştür. AYM'ye göre, 'bu fiillerinden dolayı' ifadesi, zararın mahkûmiyete konu olan fiille veya o fiilin bir parçası olduğu terör olayıyla doğrudan nedensellik bağı içinde olması gerektiğini ifade eder. 1993'teki bir fiil nedeniyle 2015-2016'daki bir olaydan kaynaklanan zararın tazmin edilemeyeceğini söylemek, bu nedensellik bağını koparan, öngörülemez ve aşırı geniş bir yorumdur.