İflas etmiş bir şirkete karşı, arsa sahipleriyle birlikte açılan bir davada, arsa sahipleri yönünden uyuşmazlığın tüketici hukuku kapsamında olduğu, müflis şirket yönünden ise ticaret mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılırsa, bu davaların tefrik edilmesi (ayrılması) zorunlu mudur? Yoksa davalar birlikte görülebilir mi?
Bu davalar birlikte görülebilir ve tefrik edilmeleri zorunlu değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/344 E. sayılı kararında bu sonuca varılmıştır. Gerekçe olarak, özel mahkeme olan Tüketici Mahkemesi'nin görevine giren bir dava ile genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (veya özel mahkeme olan Ticaret Mahkemesinin) görevine giren bir davanın, aralarında bağlantı bulunması halinde Tüketici Mahkemesi'nde birlikte görülebileceği ilkesi benimsenmiştir. Somut olayda, hem müflis şirket hem de arsa sahipleri, aynı tüketici işleminden (konut satışı) kaynaklanan zarardan dolayı sorumlu tutulmaktadır. Arsa sahiplerinin sorumluluğu 4077 sayılı Kanun'dan kaynaklandığı için Tüketici Mahkemesi görevlidir. Müflis şirkete karşı açılan dava normalde Ticaret Mahkemesi'nde görülecek bir kayıt-kabul davası olsa da, uyuşmazlıkların birlikte çözülmesindeki usul ekonomisi ve çelişkili kararların önlenmesi amacı gözetilerek, davanın tüm taraflar yönünden Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi hukuka uygun bulunmuştur. Bu nedenle davaların tefrikine gerek yoktur.