Bir bekçinin orantısız güç kullanarak bir vatandaşı yaralaması eyleminde, TCK m.256 (Zor kullanma yetkisinde sınırın aşılması) uygulanırken, aynı zamanda TCK m.257 (Görevi kötüye kullanma) suçundan da ceza verilebilir mi? Bu durum hangi ceza hukuku ilkesiyle açıklanır?
Hayır, aynı zamanda TCK m. 257'den ceza verilemez. Bu durum, ceza hukukundaki 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesiyle açıklanır. TCK m. 257'de düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu, genel ve tali (ikincil) nitelikte bir normdur. Kanunda, belirli bir görevin kötüye kullanılması eylemi için özel bir suç tanımı yapılmışsa, o özel norm uygulanır. TCK m. 256, zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlilerinin bu yetkiyi aşarak kuvvet kullanmasını özel olarak düzenlemiştir. Bu nedenle, bir bekçinin orantısız güç kullanarak yaralama eylemi, bu özel norma (TCK m. 256) birebir uymaktadır. Dolayısıyla, faile sadece TCK m. 256 (ve bu maddenin yollama yaptığı kasten yaralama hükümleri) uygulanır, ayrıca genel norm olan TCK m. 257'den ceza verilmez.